22.05.2011
Fenerbahçe Şampiyon !

Sivasspor 3-4 Fenerbahçe

Ligin ikinci yarısında 17 maçta sadece 2 puan kaybedeceğimizi söyleseler "bitime birkaç hafta kala şampiyonluğu garantileriz" derdim. Zira Fenerbahçe'nin 49 puan alması ne kadar mucizeyse böyle bir performans karşısında Trabzonspor'un iddiasını son haftaya taşıması da bana göre mucizeydi. Neticede her iki takımda rüya gibi bir ikinci yarı geçirdi. Fenerbahçemiz 9 puan geriden gelerek Trabzonspor'u yakaladı, rakibine hem ikili averajda hem de genel averajda kurduğu üstünlükle şampiyonluğu hakederek kazandı.

Sivas'ta Son 90 Dakika ve Gol Yağmuru

Sivas'taki kader maçına baskılı başlayan Fenerbahçemiz maçın 6'ıncı dakikasında Andre Santos'un golüyle öne geçti. Ardından Niang ile farkı ikiye çıkarma şansını değerlendiremedi. Maçın 20'nci dakikasında defansın bir anlık dikkatsizliğinden faydalanan Sivasspor Navratil ile skora eşitliği getirdi. Sivasspor'un defansın arkasına sarkma girişimleri takımın üzerindeki baskıyı arttırdı. İkinci yarının başından itibaren çıktığımız bütün maçlar final niteliğindeydi. Ancak Sivasspor maçında beraberlik golü geldikten sonraki stres ligin ikinci yarısındaki en dağınık görüntünün ortaya çıkmasına neden oldu. Takımın savunma ile hücum hattı arasında son haftalarda hiç bu kadar büyük boşluklar görmemiştik. Bu durum her iki kalede de ciddi tehlikeler oluşmasına neden oldu. Daha net pozisyonlarda Niang ve Stoch'un takımlarını öne geçirememesi, Sivasspor'un fazla pozisyon bulamasa da tehlikeli gelmesi ve Trabzonspor'un da Karabük'te maçı kısa sürede bitirmiş olması herkesi fazlasıyla tedirgin ediyordu. Bunun üstüne Gökhan Gönül sakatlanıp yerini Bekir'e bıraktı. Alex ile kaçan net pozisyonlara birini daha ekledikten sonra tam ilk yarının 1-1 biteceğini düşünürken Selçuk uzaklardan ve yerden yaptığı sert vuruşla kaleci Korcan'ı avladı. Bu golle soyunma odasına 2-1 üstünlüğün verdiği rahatlıkla gittik.

Şenol Güneş:"İlahi Adalet Mutlaka Yerini Bulur."

KENDİ YORUMUNU GÖNDER!


KrAlex'ten 28 gol.

Aykut Kocaman'dan kocaman adım.

Yazıyla "On Sekiz"

Orta sahadaki derin boşlukları kapatmak için çareyi Stoch'un yerine Cristian'ı oyuna almakta arayan Aykut Hoca'nın amacına ulaştığını söylemek güç. İkinci yarının başında Alex'in kusursuz frikik golü farkın 2'ye çıkmasını sağladı, ancak defansın hücumlara katılmaktaki tereddüdü orta sahadaki boşlukların kapanmasına engel oluyordu. 65'te Erman'ın ceza sahası dışından sert şutu bu kez Volkan'ın önünde sekerek ağlarla buluştu. Ancak farkı ikiye çıkaran gol bu sefer gecikmedi. Emre'nin kale sahası içine doldurduğu ortaya iyi yükselen Yobo tıpkı Selçuk gibi bu sezon ilk golünü atmış oldu. Takım elinden geldiğince topu ayağında tutup Sivasspor'u kalemizden uzak tutma çabası içerisinde olsa da uzatma dakikalarında gelen Sivasspor golü kısa süreli bir kabus yaşamamıza neden oldu. Neyse ki, Sivasspor kalemize yaklaşamadı ve Fenerbahçemiz 18'inci kez lig şampiyonluğuna ulaştı. Diğer taraftan Alex 28 gol, 13 asist ile hem gol hem de asist kralı olarak Fenerbahçe'deki en verimli sezonunu geçirdi.

Kocaman Alex

Mert Günok'un Trabzon'da kurtardığı penaltı, Gökhan Gönül'ün Antalya'da attığı aşırtma gol, Alex'in İnönü ve Sami Yen'deki golleri, Santos'un Antep'e attığı gol, Güiza'nın Buca'da attığı gol, Lugano'nun Karabük deplasmanında attığı gol şampiyonluk hikayesinde çok önemli satırları hakediyor. Ancak kırılma anlarını bir kenara bırakıp büyük resime bakınca Aykut Kocaman ve Alex de Souza'nın takımın menfaatini ön planda tutan ilişkileri göze çarpıyor. Sezon başında Alex hakkında yaptığı talihsiz açıklamaların ardından geri adım atma erdemi gösterip Alex'ten şimdiye kadar kimsenin yapamadığı kadar çok faydalanması Aykut Kocaman'ın en büyük başarısıydı. İlk sezonunu yaşayan bir teknik direktörün yaşayabileceği en kötü sezon açılışlarından birini yaşayıp lig dışında bütün kulvarlarda ilk turda havlu atan bir takım oluşturan, bunun yanında ilk yarının büyük kısmında sahada yürüyemeyecek halde olan takım nedeniyle "takım çalıştırma" yetisi sorgulanan Aykut Hoca için bu oldukça kötü bir başlangıçtı. Ancak yukarıda birçoğunu saydığım kırılma noktalarının lehimize gelişmesi olağanüstü bir sonuç ortaya çıkardı. Sanki bir güç bu sezon Fenerbahçe'nin şampiyon olmasını istedi. Aykut Hoca'nın Fenerbahçe kariyeri de böylece çok anlamlı bir kupayla açılmış oldu. Diğer taraftan Alex sezon başında yaşadıklarının ve hocasıyla arasındaki gerginliğin oyununu olumsuz etkilemesine izin vermedi, tam bir kaptan gibi davranıp takımının iyiliği için egolarının takımın önüne geçmesine izin vermeden çalıştı, kendisini bir kez daha ispatladı ve Türkiye'de kırılmadık rekor bırakmadı.


Gelecek bir gün gelecek

Başkanından taraftarına, futbolcusundan teknik ekibine herkes üzerine düşeni yaptı ve bir kez daha mutlu sona ulaştık. Ancak kupalar kazanıldıktan sonra mücadele bitmiyor aksine zorlaşıyor. Önümüzdeki sezon tek kulvarda mücadele vermeyeceğiz. Rakiplerimiz daha güçlü ve maç trafiğimiz çok daha yoğun olacak. Teknik ekibin planlaması, yönetimin transferleri Avrupa'da da başarılı olan bir takım oluşturma doğrultusunda olacak. Ancak Avrupa'da kalıcı başarının sabır ve istikrardan geçtiğini unutmamak gerekiyor.

Copyright © 2011 www.fenerbahceliyiz.biz Tüm hakları saklıdır.