20.04.2007
Dünya Tersine Döndü
Gaziantepspor 0-2 Fenerbahçe
20 Nisan 2007 tarihi Fenerbahçelileri gün boyu gülümseten olaylara sahne oldu. Bu mübarek günde voleybol erkek takımımız Voleybol 1. Ligi Dörtlü Finalindeki ilk maçını kazandı, ardından Erkek Basketbol Takımımız Tadım Türkiye Kupası'nda ligdeki en önemli rakiplerinden Türk Telekom'u saf dışı bırakarak yarı finale yükseldi. Futbol takımımız da İstanbul dışındaki kalan tek maçında Gaziantep'i 2-0'la geçerek yoluna kayıpsız devam etti.

Her çıkışın bir inişi olduğunu da unutmamakta fayda var, nitekim basketbol takımımız yarı finalde Banvit'e yenilerek elendi, voleybol takımımız ise Arkas'a yenilerek ikinci oldu. Ama bu cumayı unutulmaz kılan skorlardan öte, Fenerbahçemiz'in bu sezon ilk kez penaltı atışı kazanmasıydı. Kısacası bu cuma dünya tersine döndü...

Tuncay'ın azmi ikinci golü getirdi.
KENDİ YORUMUNU EKLE!
Tümer yakaladığı şansı iyi değerlendirdi.

Kezman penaltıyı kazandırdı ama gol yollarında etkili olamadı.

Alex penaltı atmayı unutmamış.
Tahkim Kurulu Komedisi

Tahkim Kurulu Runje'ye 2 gün önce çıkan cezayı aynı günde kaldırırken aynı zamanda Edu'ya 2 hafta önce verilen 3 maçlık cezayı da Gaziantepspor maçına 1 gün kala 2'ye indiriyordu. Runje'nin Sakaryaspor maçından sonra tüm Türkiye'nin gözleri önünde yaptığı terbiyesizliğe verilen cezaya gülüp geçiyorum zaten. Ancak tahkim kurulunun aldığı karar bu işi ne kadar ciddiyetle! yaptıklarını gösteriyor. Antep deplasmanında forma giyebilecek duruma gelen Edu apar topar takımla birlikte götürüldü. Beşiktaşlı bir futbolcuya verilen cezanın aynı gün içerisinde değerlendirilmesi ve karara bağlanması, Fenerbahçeli futbolcuyla ilgili kararın 2 hafta sarkıtılması akıllara "Tahkim Kurulu Yıldırım Demirören ricasıyla mı toplanıyor" sorusunu getiriyor. Neyse ki, Edu'nun cezası Gaziantepspor maçından önce kalktı, buna da şükretmek lazım.

Tümer ve Tuncay ile "kanat"landık

Fenerbahçemiz'de Appiah sakatlığı nedeniyle kadroda değildi. Teknik direktörümüz Zico sol kanatta Tümer, sağ kanatta Tuncay'a, Aurelio'nun yanında ise Deniz'e şans verdi. Cezası son dakikada kalkan Edu stoper mevkinde yer alırken, son haftaların çalışkan ismi Serkan sağ bekteki yerini Önder Turacı'ya bıraktı. Maçın sürpriz hamlesi Tümer ve Tuncay'ın orta sahanın kanatlarında görev almasıydı. Tümer eline geçen bu şansı iyi değerlendirmek niyetindeydi. Maç boyunca hücumda çok çalıştı, zaman zaman Tuncay'la kanat değiştirdi, ortaya gelip Alex'i rahatlattı, savunmada da elinden geldiğince katkı yaptı.

Penaltı mı, o da ne?!

Tuncay ve Tümer'in çalışkanlığından önce başta da değindiğim gibi Fenerbahçemiz'in kazandığı penaltı geceye damgasını vurdu. Sezon boyunca normal şartlar altında verilmesi gereken ama verilmeyen penaltılar yüzünden çok puanlar kaybettik. Kapanan rakipleri açamadık, öndeyken rahatlayamadık, gerideyken yakalayamadık; neticede çalınan puanlarla aşağıya çekilen Fenerbahçemiz beş para etmez takımlarla aynı potada şampiyonluk mücadelesi vermek zorunda kaldı. Antep'te Kezman'ın kaleci Oğuz tarafından yere indirilmesine Süper Lig'de o ana kadar penaltı kararı vermemiş olan hakem Mustafa Kamil Abitoğlu'nun bile gönlü el vermedi. Kazandığımız bu ilk penaltıyı gole çeviren isim ise Alex oldu.

Görüntüde zor geçecek maç bir anda lehimize döndü. Çünkü Fenerbahçemiz'in Deniz-Aurelio'dan oluşan dirençli ortasahası ve kaleciyle defans hattı Türkiye Ligi'nde skoru her zaman koruyabilecek kapasitede. İşte sezon boyunca yapılması engellenen de buydu. En yakın örnek geçen haftaki Manisa maçı. Tuncay ceza sahasında hakem İsmet Arzuman'ın 5 metre önündeki müdahaleyle yerde kaldı. Gol gelmedikçe Manisa'nın direnci arttı, bizimse hücumlarımız savruklaştı ve 2 puanı kaybettik. Maalesef bu sene bunun gibi onlarca örnek sıralayabilecek kadar çok tecrübemiz oldu.

Fenerbahçemiz ilk yarıda Alex'in penaltıdan bulduğu golle devreyi 1-0 önde kapadı. İkinci yarıda Tuncay'ın müthiş gayretiyle başlayan bir atağımız yine Tuncay'ın ceza sahası içerisinde topu sektire sektire attığı golle sonuçlandı. Kalan dakikalarda birçok defa az adamla yakaladığımız Antep savunmasını yıkamadık. Alex'in direği sarsan kafa şutu akılda kalan en önemli pozisyondu.

Bizim galibiyetimizden sonra bu düzmece ligde rakiplerimizin de haftayı kayıpsız geçeceği aşikârdı. İnönü Stadı'nda Beşiktaş'ı 18'i içine hapseden Antalyaspor'un karşılaşmadan 1-0 yenik ayrılması bir takımın nasıl zorla şampiyonluk mücadelesinin içinde tutulduğunun göstergesiydi. Şimdi önümüzde çok önemli maçlar var. "Ben Fenerbahçeliyim" diyen herkesin kalan 5 haftada egolarını bir kenara bırakıp, bu mücadelede taşına altına elini sokması gerekiyor. Sezon başından beri yapmadığımız, asli görevimiz olan "destek"i vermek için önümüzde fazla bir zaman yok. Bu zor zamanda takımına sırt çevirenlerin şampiyonlukta sevinmeye hakkı olmaz...

Copyright © 2006 www.fenerbahceliyiz.biz Tüm hakları saklıdır. ™