10.08.2007
Süper Kupa Şampiyonundan Tatsız Start
İstanbul Büyükşehir Belediyespor 2-0 Fenerbahçe 
Tam 5 gün önce yani 05 Ağustos 2007 tarihinde Almanya'nın Köln kentinde, Rhein Energie Stadı'nda Beşiktaş'ı yenerek Süper Kupa 2007'nin sahibi olan Fenerbahçemiz, dün gece yeni sezonun ilk hafta karşılaşmasında tat vermeyen bir futbol sergilediği Olimpiyat Stadı'ndan 2-0 mağlubiyetle ayrılarak sezona puansız bir başlangıç yaptı.  

Köln'de Alex, Olimpiyat'ta Tümer

Almanya'da Serdar,Önder-Can-Edu-R.Carlos, Deivid-Deniz-Aurelio-Uğur, Alex-Kezman onbiri ile sahaya çıkan Fenerbahçemiz Belediye karşılaşmasında da sahaya hafta arasında sakatlanan Alex'in yerine Tümer'in yer aldığı aynı kadroyla çıktı. 


05 Ağustos 2007 @ Köln
Fenerbahçe 2-1 Beşiktaş

•Maçtan Fotoğraflar için TIKLAYIN
•KENDİ YORUMUNU GÖNDER!

Turkuaz forma sahada

Önder hücuma destek vermekte zorlanıyor.

Kazım ve İlhan da skoru değiştirmeye yetmedi.

Köln'de Alex'in oyun kurucu, Deivid'in orta sahanın sağında oynadığı karşılaşmanın aksine İstanbul'daki karşılaşmada orta sahanın sağı Tümer'e, oyun kurucu pozisyonu ise Deivid'e emanet edilmişti. Bu değişiklik Deivid'in daha faydalı bir oyun sergilemesini sağladı belki ama Tümer adeta kayıpları oynadı, ve oyunda yer bulabilmek için sık sık orta sahanın sağındaki yerini kaybederek ortaya, hatta sol kanada kaydı.

Tümer'in boşalttığı sağ kanatta Önder'in de etkisiz bir futbol sergilemesi Fenerbahçemizin Belediyespor karşısında işini zora sokarken, sol kanatta da Uğur Boral Shahktar maçındaki hırsını mumla aratan bir performans sergiledi.

Haluk UlusoySUS

Köln'de Deivid ve Kezman'ın golleriyle kupaya uzanan Fenerbahçemize kupayı Fenerbahçemize şirin görünme derdindeki Haluk Ulusoy verdi. SS kuralı gereği iki ayda bir Fenerbahçemize kupa veren sayın Ulusoy'un törenler sırasında sergilediği yüz ifadesini gördükçe bir atasözünü hatırlamadan edemiyorum; "Yavşak büyüdü bit oldu, enik büyüdü it oldu". 

Ellerinden kurtararak müzemize götürdüğümüz kupalar gibi, Türk futbolunun da bir gün bahse konu şahsın ellerinden kurtulmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Kendisi dün gece Olimpiyat Stadı'na geldi ama bilmesini istiyoruz ki biz onu Saracoğlu'na kesinlikle istemiyoruz !

Eksikler

Belediyespor karşılaşmasına defansta Lugano, orta sahada Appiah ve ileride Alex gibi üç önemli ismin olmadığı bir kadroyla çıktık. Fenerbahçe takımı bu eksiklerine rağmen sahaya çıkardığı onbir futbolcusuyla eğer karşısına çıkan takım Belediyespor diye bir takım ise onu her şartta yenebilmeli, en azından ona bu kadar kolay teslim olmamalıdır. 

Ama Fenerbahçemiz Belediyespor'u ne yenebildi, ne de zorlayabildi. Bu skorun sebeplerini en fazla Zico'nun araştırması gerekiyor. Bizim tribünden gördüklerimizi söyleyecek olursak; öncelikle aynen tribünlerde olduğu gibi futbolcularda da bir hazırlık maçı havasının hakim olduğunu söylemeliyiz. 

Bu motivasyon bozukluğu elbette ki giderilebilir. Ancak her zaman çetin geçtiği bilinen ilk hafta karşılaşmalarına gerekli ciddiyeti göstermeden çıkmak hiç kimsenin hakkı değildir, olamaz. Futbolun içinde elbette ki yenmek de var, yenilmek de. Ama bizim futbolcularımızdan görmek istediğimiz illa ki kazanmaları değil, mücadele etmeleri ve hiçbir zaman mağlubiyeti kabullenir bir futbol sergilememeleri...

Karşılaşmanın ardından teknik direktörümüz Zico'nun "ruhumuzu sahaya yansıtamadık" diyerek söylediği de bu değil miydi zaten... 

Transfer var mı?

Basında yer alan haberlere bakan her Fenerbahçelinin aklına bu aralar bu soru takılıyor şüphesiz. Bu haberlere güvenerek sahadaki yabancı oyuncularımız yuhalanıyor, ıslaklanıyor.

Ancak şunu hatırlamalıyız ki şu anda federasyonun belirlediği 6+1'lik yabancı kontenjanımız dolu. R.Carlos, Alex, Edu, Deivid, Appiah, Lugano ve Kezman'dan birinin yedek kalacağı ve yabancı transferi yapılması için bu oyuncularımızdan birinin tazminatı ödenerek gönderilmesi gerektiği dikkate alındığında bana herhangi bir şekilde yabancı transferi gerçekleştireceğimiz ihtimali pek inandırıcı gelmiyor. 

Transfer yapabilmemiz için en yakın ihtimal olarak Appiah'ın alıcısı durumunda olan Schalke kulübünün bonservis olarak Fenerbahçemize ödemeyi teklif ettiği miktarı arttırması durumunda, Appiah'ın Fenerbahçemizden ayrılmasıyla açılacak kontenjana bir forvet alınmasını görüyorum. 

Peki bu mantıklı bir değişiklik mi? İstekli bir Appiah'ı göndererek hücum gücümüze katkı sağlamak için bir forvet transfer etmek en büyük zararı takımın defansif gücüne verecektir. Ama eğer Appiah takımda kalarak isteksiz bir sezon geçirecekse de bu transfere kulübümüz zaten yeşil ışık yakacaktır. 

Fenerbahçemiz Süper Kupa'yı kaldırmasının 5 gün ardından lige kötü bir balangıç yaptı ama bu puan kaybının elbette telafisi var. 2003-2004 sezonunda ligin ilk haftasında Kadıköy'de İstanbulsor'a 3-0 yenilmemizin ardından Daum'un ilk senesi olan o sezonu şampiyonlukla tamamlamıştık. O gün de aynen bugün olduğu gibi futbolcularımız oyundan çıkarken yuhalanmış, kendi futbolcularımızla dalga geçmiştik. 

Fenerbahçe tribünlerinde bu kötü özellikte taraftar (düzeltiyorum seyirci) kitlesi belki diğer bulüplere oranla daha az ama ne yazık ki azınlık değil. Alınan her kötü sonuçta tribünlerin çoğunluğunu eline geçiren bu "seyirci grubu" stadyumda bulunmaktan zevk almamı engelliyen en büyük faktör. Sahadaki futbolu düzeltmek kadar, tribünlerdeki bu kötü durumu düzeltmek de çok önemli. Bunu başarabilmek mümkün mü peki? 


Ön elemede rakip Anderlecht

Foto arşivimizde bugüne kadar görmekte olduğunuz bütün fotoğraflarda emeği olan, sitemizin ve elbetteki ailemizin herşeyi Salih kardeşim İBB karşılaşmasının ardından bugün Y.Lisans eğitimi için USA'e uçtu. Onsuz tribünde ne yapacağız, bu siteyi nasıl yaşatacağız bilemiyorum. Başarılar kardeşim, Allah yardımcımız olsun. Biz seni özleyeceğiz. Sen de bizi ve elbette o çok sevdiğin Fenerbahçeyi... Çabuk geçsin inşallah...

15 ve 29 Ağustos 2007 : Rakip Belçika Şampiyonu Anderlecht

Bu sıkıntılarla yüzleşerek giriş yaptığımız sezonun en önemli karşılaşmalarından ikisini Ağustos ayı içerisinde Şampiyonlar Ligi eleme karşılaşmalarında karşılaşacağız Anderlecht karşısında yapacağız. 

Fenerbahçemiz elbette Şampiyonlar Ligi'nde şampiyon falan olamayacak, belki çeyrek finale de çıkamayacak ama ben inanıyorum ki kendisi için maddi bir zorunluluk olan Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalacak.

Fenerbahçemizin bunu başarmak için ihtiyacı olan tek şey İstanbul'da sabırlı, Belçika'da hırslı ve arzulu bir futbol sergileyerek Anderlecht'i elemek. Bakmayın Fenerbahçe'mizin Belediye'den 2 yediğine. Çarşamba günü Kadıköy'de gol yemeden alacağımız bir galibiyet şampiyonlar liginin kapısını açacaktır.


 

Copyright © 2007 www.fenerbahceliyiz.biz Tüm hakları saklıdır. ™