28.09.2007
Bu Ligi İstiyoruz...
Fenerbahçe 2-0 Ankaragücü

Ligde 3 haftadır puan kaybeden Fenerbahçemiz için Ankaragücü karşılaşması bir dönüm maçı niteliği taşıyordu. Bir türlü gelmeyen 3 puanın üstüne Avrupa'da alınan şiir gibi bir galibiyet taraftarlarımızın bir kısmının büyüleyip, ligi önemsememeye yöneltmiş olması işin vahametini ortaya koyuyordu. Karşılaşmanın ilk yarım saatlik bölümünü izleyemediğim için nasıl bir başlangıç yaptığımızı bilmiyorum ama izlediğim bölümde futbolcuların ligin ciddiyetini kavramış bir görüntü çizdiklerini gördük. Futbolcuların bu azmi umarım ilerleyen haftalarda devam eder ve ligi umursamayan bazı Fenerbahçelilerin gafletten uyanmalarına yardımcı olurlar. Ligde daha tempolu maçlar izlememizi sağlayacak bu hareketlilik taraftarların lig maçlarına daha çok ilgi göstermesini sağlayacak, taraftarların coşkusu futbolcuların kazanma arzusuyla birleşince 9. sıraya kadar düştüğümüz lig mücadelesinde zirvedeki asıl yerimizi inşallah en kısa zamanda tekrar alacağız.

Karşılaşmaya hemen hemen ideal bir hal alan 11'imizle başladık. (Volkan, Önder-Lugano-Edu-Carlos, Deivid-Deniz-Aurelio-Vederson, Alex, Kezman) İlk yarının son bölümünde izlediğim kadarıyla sol kanadı çok iyi kullanan, tam sahada rakibe baskı kuran bir savunma düzeniyle rakibine nefes aldırmayan bir Fenerbahçe vardı sahada. Diğer taraftan geçen sezonun alışılagelmiş olayların birisi bu sene için de bir gelenek halini almak üzere. Hakem Aytekin Durmaz, Roberto Carlos'un ceza sahasına girdiği sırada yere indirilmesine penaltı ver(e)medi. Her sezon olduğu gibi yeni transferlerimize Fenerbahçe'ye hoşgeldin karşılamasını bu şekilde yapmak zorunda kalıyoruz maalesef. Türkiye'de, başarının Fenerbahçe'ye engel olmaktan geçtiğini felsefe bellemiş bir federasyon var, Türkiye'ye ve Fenerbahçe'ye hoşgeldin Roberto Carlos...


Roberto Carlos ne zaman penaltı atacağımızı merak ediyor...

Maçtan Fotoğraflar için TIKLAYIN
KENDİ YORUMUNU GÖNDER!


Vederson yerini sağlamlaştırıyor.

Şu sütundan hiç eksik olmuyosun be büdü...



Neyse ki, fazla zaman geçmeden bir kornerden Aurelio'nun kafasıyla golü bulduk. Son zamanlarda eleştirilen duran topu organizasyonsuzluğumuzun üstüne ilginç bir tablo oluştursa da, ceza sahası içinde bireysel hareketlilikten ziyade, çalışılmış hamlelerin artması gerektiği bir gerçek.

Sollu sollu saldırıyoruz

Genelde ikinci yarılarda düşen tempomuz bu sefer önde olmamıza rağmen seviyesini korudu. İkinci yarıda yine özellikle sol kanatta Carlos-Vederson-Aurelio ve zaman zaman Alex'in katılımıyla gelişen ataklar hücumlarımızın temelini oluşturuyordu. Tek kanada bu kadar yüklenirken diğer kanatta etkisiz kalmak ileride sorun çıkartabilir ancak en azından tek kanatta da olsa istediklerimizi eksiksiz yapabiliyor olduğumuzu görmek sevindirici.

Bunlar alıştığımız pozisyonlar

İkinci yarıda Alex ceza sahasına girerken topu eliyle kesen İbrahim Ege'nin pozisyonu ve Kezman'ın ceza sahası içinde yaka paça indirilmesi doğal olarak hakem tarafından görülmedi. Roberto Carlos'un ikinci yarıda izleyenleri büyüleyen, rakibin ise şaşkına çeviren hareketi en azından rakiplerimizin aklından uzunca bir süre çıkmayacak gibi görünüyor:)

Gözler CSKA maçına çevriliyor

Maçın 75. dakikasında Alex ve Kezman'ı kenara alıp Ali Bilgin ile Colin Kazım'ı oyuna dahil eden Zico son dakikalarda da dirençli oyunumuzu sürdürmemizi sağladı. Deivid'in ileri uca, Kazım'ın sağ kanada geçmesiyle sağ kanattaki etkinliğimiz de arttı. Ali Bilgin de forvet arkasında çok etkili olduğu Sivasspor maçının ardından tekrar bu bölgede görev aldı. Uzatma dakikalarında Vederson'un akıl dolu pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan Ali Fenerbahçe formasıyla ilk resmi golünü atıp maçın sonucunu belirledi. Şimdi ise gönül rahatlığıyla CSKA deplasmanına bakıyoruz. Ligde başarı esas, dışardaki kreması. Kremayla karın doymaz...

Tribündeki Efsane Geri Dönsün

Neticede tribünlerde bazı çürük elmaların da etkisiyle coşkuyu sadece sahada hissedebildiğimiz bir maç geride kaldı. Aslında tribünlerin sahadakileri ateşlemeleri gerekirken futbolcularımız mücadeleleriyle onları yerlerinden kaldırmaya çalışıyor. Buna da şükür, yeter ki sahadaki kıpırdanma karşılıksız kalmasın, Fenerbahçemiz içeride dışarıda alacağı bütün başarılarda taraftarını arkasında hissetsin.

Takımımız herşeye rağmen ligi istediğini iki haftadır gösteriyor. Taraftarlar içinse naçizane uyarımızı tekrarlayalım;

Uyan Fenerbahçeli; başarılara şahit olma, vesile ol; alem Fenerbahçeli görsün!

Copyright © 2007 www.fenerbahceliyiz.biz Tüm hakları saklıdır. ™